OSMANLI MEZAR TAŞLARI

                     ( BOLVADİN MEZARLIĞI )

 

Osmanlı mezar taşı

    Hüvel  Bâki

Halkı Dünya zılli veya tayfı hebâ
Âlem-i fânide yoktur bir sefâ
Ni’meti  pür gassa ve zehr-i cefâ
Gark-ı  âb-ı bahri gufrân-ı Hüdâ
Hacı Baddalzâde  Hacı Ahmed Ağa
Bir ciğerdir dile oldu müptelâ
Cest-ü cevâ etmişti dertçün devâ
Buldu hifâki Mevlâ’dan  şifâ.
Bildi vaktâ kim cihan dar-ı fenâ
Âkibet kılmıştır îsâr-ı bekâ
Kabrini nûr eylesün Birr-i Kibriyâ
                 Hacıbaddalzâde  Hacı Ahmed Ağa
                  
6 Ramazan 1345

 

                BUGÜNKÜ TÜRKÇE’Sİ

Dünyadaki yaratılmışlar, yok olan bir hayal ve gölgedir.
Geçici âlemde bir mutluluk yoktur.
Dünya nimetleri zehir saçan bir eziyet ve tasadan ibarettir.
Sen, Hüdâ’nın mağfiret denizine dal.
Hacıbaddallar’dan Hacı Mehmet Ağa,
Ciğerinin hastalığından dillere düşmüştü
Devâ bulmak için çok uğraşmıştı.
En sonunda Mevlâ’dan şifa buldu.
Zaman gelince dünyanın geçiciliğini anladı.
Sonunda öbür dünyanın varlığı haline geldi.
Affedici olan Allah, kabrini nur etsin.

                        Hacı Baddallar’dan Hacı Ahmet Ağa
                                 6 Ramazan 1929

&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&

           Hüvel  Bâki
Hayy ve Bâki’dir  Hüdâvenle habîr
Gayriyi efnâ ider Rabbi Gadîr
Vaktâ merhumun da zî rûhi Hüdâ
Öldürür fark etmeyüp bir nay-ü pîr
Geldi vaktâ kim kaza-i Kibriyâ
Hâke düşdi Hacc Hüseyin oğlu Ahmed
Genç iken içdi ecel zehr-i âbını
Bu imiş takdir-i Yezdan-ı Basir
Mağfiret kılsun ona Rabbi Gafûr
Yattığı mâ ve ismini kılsun harîr

                  Hacı Hüseyin Oğlu Ahmet      
                      14 Zilhicce1344 

        
           BUGÜNKÜ TÜRKÇE’Sİ    

Allah her şeyden haberdardır ve bilir.
Allah’ın dışındaki her şeyi, güçlü olan Rabb yok eder.
Vakit gelince, Hüdâ ruhuna sahip olan merhumu da,
Genç ve ihtiyar ayırt etmeyip öldürür.
Vakit dolunca Allah’ın ölüm emri geldi.
Hacı Hüseyin oğlu Ahmet toprağa düştü.
Genç iken ecelin zehir suyunu içti.
Bu, her şeyi gören Allah’ın takdiri imiş.
Onu,  bağışlayan Allah affetsin.
Mezarında yattıkça ismi kıymetle anılsın.

                                     Hacı Hüseyin Oğlu Ahmet
                                        
14 zilhicce 1928

&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&

 

           Hüve El Hayy El Bâki
Tabeki sen de ölürsün ey kişi bu tûl-i emel
Mevt eyle nefsi zebun etmişken hükmü ezel
En sonu mevt olacak çok yaşasan ömrün ekal
Ölüm haktır dârında sana cümle ılel
Çiftlikoğlu Hacc Kadir Efendi’ye bakınız
İşi fevk eyler iken tattı buden câm-ı ecel
Geldi humma ona şiddetle verup cân halel
Vâyedâr etti ana berzahı dünyaya bedel
Fevti tarihini “mûcem”le dedi “ îli kül”
Ravza-i Cennet edegör fillâh-ı ecel

                            Çiftlikoğlu Hacı Kadir Efendi
                                
12 Ramazan 1326


    BUGÜNKÜ TÜRKÇESİ

Ey çok emelleri olan kişi! Sen de bir gün ölürsün.
Ezeli hüküm nefsini zayıflatmışken sen de öl!
Az veya çok yaşasan da sonunda öleceksin.
Dünyada hastalıklar ve ölüm gelecektir.
Çiftlikoğlu Hacı Kadir Efendi’ye bakınız.
İşini yükseltirken ecel şerbetini içti.
Şiddetli humma hastalığı onu canından etti.
Dünyaya karşılık ona, kabri yurt oldu.
Ölüm tarihi “mûcem ve “îli kül”ile hesap edildi.
Allah’ın verdiği ecel,  kabrini Cennet bahçesi etsin.
                              
Çiftlikoğlu Hacı Kadir Efendi
                                 12 Ramazan 1910

 

&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&

Âh minel mevt

Ta ezelden “küllü nefsin” hükmünü yazmış Hüdâ

Havâ nâ havâ zir-i mevti zevk ider bay ve gedâ

Âr-ı neud aslı Hüseyin Kâzım aslı vefâ

İbn-i Timur Şah’tır ol âşık hâlı abâ

Dîni devlet emrini eylerdi Hasan Ağa

Bolvadin binbaşısıydı zat-ı sâhib akâ

Geldi hafâkim ana peygâm-ı hükmü Kibriyâ

Baş eğüp ol hükme kıldı rıhlet-i dâr-ı belâ

Zâyıât-ı dehirden ağlıyor hallel ona

Ehl-i evlâdı kılsalar dâim bana

Fevtinin tarihini “mûcem” le yazdım ve “sabıyya”

Kâzımı hâk ede her dem câr-ı Kerbelâ

                        El Hac Ethem Efendizâde Ali Efendi Mahdûmu Osman Efendi

      
       
BUGÜNKÜ TÜRKÇESİ

Âh Şu Ölüm!

Hüdâ, tâ ezelde “küllü nefsin” hükmünü yazmış.

Zengin ve fakir ölüm nâmesinin tadını muhakkak tadacaktır.

Döndüğümüz âr, vefâ ehli Hüseyin Kâzım’dır aslı.

Timur şah oğludur o, “babalar”ın hallerinin âşığı.

Hasan Ağa din ve devlet emrini yerine getirdi.

Dost sahibi o ağa, Bolvadin binbaşısıydı.

Kibriyâ’nın yokluk, görünmezlik hükmünün haberi ona geldi.

O hükme baş eğip, bekâ yurdu yolculuğuna çıktı.

Helal yiyenler, zamanın kayıplarından ona ağlıyor.

Ailem ve dostlarım daima bana kılsınlar.

Ölümün tarihini “mûcem ve “sabiyye” kelimelerinde yazdım.

Kerbelâ dostu Kâzım’ı her dem hakikat etsin.

                Hacı Ethem Efendi Sülâlelerinden,  Ali Efendi Oğlu Osman Efendi

 

 

&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&

  

                         Hüvel Bâki

“Küllü men aleyhe fân” bî verdi Hayy-i Yazdan

Âkibet ölecektir yeryüzünde ins-ü cân

Hüsnü Efendi hocadır iş bu me’vâda tiyan

Bir fâtiha ihdâ et rûh-i pâkina heman

                        Hacı Abbaszâde Hüsnü Efendi Hoca

                         Tevellüdü: 1293   Vefatı:  1361

 

  

          BUGÜNKÜ TÜRKÇESİ

“Herkes fâni olacaktır.” Hayy ve Yezdan vermedi.

Sonunda insanlar ve cinler ölecektir.

Bu yerde yatan Hoca Hüsnü Efendi’dir.

Temiz ruhuna hemen bir Fâtiha hediye et.

 

&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&

 

    EY  Kabrimin  Zâhiri  İhvan

El hac  Mustafa Aşkar nâmında bu taş nişanım,

Yârân-ı ihvânım ben andıkça her an dilşâdım.

Bilinsin, kul oldum Allah’a kâlu belâda,

Elestü bezm-i hitabın tasdik ederek,

Ezelden ebede varlığın bilip,

Ölürken dahi son nefesinde,

Ruhumu verdim “Allah”  diyerek.

Hayatta iken olunca  nail, mânâ murada,

İstedim ihvan-ı yârânum hissement olsunlar.

Umarım rızayı bâriden hepsi için,

Fatiha edenler bu yüzden bermurad olsunlar.

                                              02.11.1959 Pazar

                                                   Mustafa AŞKAR

 


Anasayfaya  Dön